SLIDE1

23 Ağustos 2016 Salı

Kendini Mutlu Et!

Merhabalar! Dünden beri içime bir yazma aşkı doğdu. İlham bulmuşken yazmamak ayıp olur. Son zamanlarda neler yaptığımdan bahsetmek istiyorum. Aslında genel olarak hep aynı şeyleri yapıyorum,hayatımda çok büyük bir değişiklik yok. Shawn Mendes'e benzeyen yaz aşkım hariç.-ki gerçekten Shawn diyip boynuna atlamak istesem de kendimi tutuyorum.- Geçen yaz acı olaylar yaşamıştım,yakınlarımı kaybetmiştim,evden dışarı adımımı atmıyordum. Bunun yanında istediğim okul da olmamıştı. İyice psikolojim bozulmuştu. Ayrıntılı bahsetmek istemiyorum ama berbat haldeydim. Şimdi ise mutluyum. Kendimle ilgilenmek bana çok iyi geliyor. Başkalarına ayıracağım vakti kendime ayırmak,kendimle uğraşmak yaptığım en güzel şey. Ve küçük kardeşimle ilgilenmek. O ömre bedel zaten. Arada hayatımda aksilikler yaşanıyor fakat şu sıralar stresim azaldı. Size zarar veren etkenlerden uzaklaştığınız anda hayata bambaşka bakıyorsunuz. Gerçekten bu böyle. Küçük problemleri büyütüp hayatımızı zindan ediyoruz. Sonra bütün suç hayatın ta kendisinde oluyor. İpleri biraz elimize alsak bütün sorun çözülecek ama biz bunu yapmak yerine kendimize daha çok acı çektiriyoruz. Oysa bizi strese sokan,üzen ve sinirlendiren o saçma problemlerden,insanlardan kurtulup, bizi gerçekten mutlu eden ve sevindiren her şeyi kucaklasak hayat daha iyi bir yer haline gelir. Elbette her zaman çok mükemmel ve mutlu yaşayamayız. Ama acı olayların verdiği üzüntüleri daha aza indirmek bizim elimizde. Peki nasıl mı yapacağız? Öncelikle kendinize aşağıdaki soruları sorun.
  • Beni neler mutlu eder?
  • Bunu yaparsam sonunda mutlu mu üzgün mü olurum?
  • Bu yaptığım doğru mu?
  • Bu işin sonunda başkasına ya da bana zarar gelecek mi?
  • Bunu gerçekten istiyor muyum?
Yapacağımız bir şeyi ayrıntılarına kadar düşünmeden yapmak bazen çok iyi bazen de çok kötü şeyler doğurabiliyor. Bunun sonunda ne olacağını kimse bilemiyor. Ama en azından tahmin edebiliriz. Kendinize bu soruları sorun. İyice düşünüp tartın. Mesela bir arkadaşınızla kötü bir olay yaşadınız ve ona bunun yanlış olduğunu göstermek istiyorsunuz. Bunun içinde arkadaşınızın sevmediği ya da arasının açık olduğu biriyle mutlu olduğunuzu göstermeye çalışarak hatasını anlamasını sağlamak istiyorsunuz. Bu soruları sorun. Bu işin sonunda arkadaşınızı kaybedebilirsiniz. Ya da hatasını anlayabilir. Peki size göre bu yöntem doğru mu? Arkadaşınız sizden soğur mu yakınlaşır mı? Bunu yapmayı gerçekten istiyor musunuz yoksa sadece canı acısın mı istiyorsunuz? Bunları düşünmeden hareket ettiğimiz için hayatımızdaki değerli anları,değerli insanları kaybediyoruz. Sonra hayatın çok kötü olduğunu söyleyerek bütün suçu hayatın kendisine atıyoruz. Hayat kötü değil. Hayat,bir tür ders. Sınanıyoruz. Ülkemizde yaşanan acı olaylar, kendi çevremizde yaşadığımız acı olaylar, küslükler,ölümler. Bunların hepsi bir ders. Eğer geçmek istiyorsak çok çalışmalıyız. Kişisel olarak baktığımız zaman dediğim gibi arkadaşlarınızla ya da ailenizle olan sıkıntılı bir durumu iyice tartarak değerlendirmelisiniz ki en iyi ve en mantıklı çözüme ulaşabilesiniz. Bu yazıdan çıkarmamız gereken en önemli şey ne diye soracak olsaydınız "Zaman her şeyin ilacıdır." derdim. Zamana bırakın diyenleri dinlemeyin,bu zaman içerisinde aynı zamanda uğraşın da. Düşünün. Çözümler üretin. Ayrıntılara inin. Sonunda her şey çözülecek ve mutlu olacaksınız. Hayat kısa. Bugün varsak yarın yokuz. Bu zamanları saçma insanlar ve kötü anılar yüzünden heba ederek geçirmeyelim. Yaşayalım,sevinelim, gerektiği zaman da üzülelim. Sizden bir isteğim var. Küçük bir istek. Kalbinizden geçen ne varsa, yapmak istediğiniz şeylerden birini yapın. Bugün yapın,yarın yapın ama ertesi güne bırakmayın. Pişman olmayın. Seviyorsanız söyleyin, üzgünseniz özür dileyin,özlediyseniz sarılın ve yapmak istiyorsanız yapın. O Kız size bol şans diliyor! Umarım bir sonraki yazıma kadar bunu okuyan biri varsa kendini mutlu edecek bir şey yapar. Kendinize iyi bakın,mutlu kalın!


22 Ağustos 2016 Pazartesi

Bahtsızlık Diz Boyu!

Herkese merhaba! En son yazdığım yazının 2 ay önce olduğunu görmek ne yazık ki beni şaşırtmadı çünkü gerçekten hiç vakit bulamıyorum. Bir yanım yazmak için tutuşurken diğer yanım boşver zamanı gelince diyordu. Bu işin bir zamanı yok, seviyorsan kimse okumasa bile yazıyorsun. Doğrusu da bu zaten. Bu yüzden aklımda çok güzel fikirler var. Birikmiş yazılarım var,kafamda kurduklarım. Bugün biraz daha öznel bir yazı olacak. Kendi hayatımdan kesitler ve benim nasıl biri olduğum hakkında. Bu yazıyı uzun zamandır yazmak istiyordum ama bir türlü zaman bulamıyordum. Zihnimin derinliklerinde dönen düşüncelerimi,yaşadıklarımı ve gözlemlediklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Siz kim olduğumu bilmeden, beni yargılamadan ben kendi düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Umarım bu konuda bana yardımcı olursunuz. Bugün yazımın konusu hayatımdaki şanssızlıklar ve hayal kırıklıkları. Ve biraz da tuhaf olan aşk hayatım. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki yaşıtlarım arasında en şanssız ve tuhaf aşklar bana denk geliyor. En azından ben böyle düşünüyorum. Çünkü karşıma istediğim biri çıkıyor, ben gerçekten mutlu oluyorum "Oley be buldum sonunda." diye düşünüyorum, aslında yanılıyorum. Nedense ben o çocuktan hoşlanmaya başladığım anda çocuk u dönüşü yaparak en nefret ettiğim insan tipine dönüşüyor. Bir dakika, benim davranışlarını beğendiğim bu çocuğa ne oldu? İçine bir şey mi girdi? "Çok nazik ve çok samimi. Ayrıca böyle olduğu kadar terbiyeli de. Tam aradığım erkek." cümlesindeki o tam aradığım erkek birden öküzün tekine dönüşüyor. Nazikliği geçtim içinden tabiri caizse küfürbaz haydo çıkıyor. Yahu,ne oluyoruz? Bu ilk şanssızlığım. İkincisi hepinize sigara yaktıracak cinsten. Mesela çocuk ben hoşlanmadan önce kimseyi sevmiyor ya da çıktığı yok. Oh oh meydan boş. Meydanı boş buldum bırakır mıyım, tabiki hayır. Lakin maalesef ben o meydana adımımı attığım andan itibaren meydan kalabalıklaşıyor. Direk söylemek gerekirse o kişi ya sevgili yapıyor ya da sevdiği bir kız oluyor. Daha ne kadar yıkılabilirsin O Kız? Kimi sevsen hanzo çıkıyor onu geçtim çocuktan hoşlanmaya başlıyorsun kısmeti açılıyor. Ben niye yaşıyorum ki? Çok yakın bir zamanda böyle bir olay yaşadım. Sanırım hala yaşıyorum. Şöyle ki ben ve arkadaşlarım yazın başında voleybol oynamaya çıktık. Sahamız,topumuz ve adamımız var çok şükür,vakit geçiyor. Birkaç çocuk gelmiş siteye,futbol oynamaya. Bizimle yaşıtlar da var bizden büyükler de. Hoç çocuklar var içlerinde özellikle bizimle yaşıt olanlarda. Benim dikkatimi sadece bir tanesi çekmişti. Çünkü tam benim tipim. Bembeyaz süt gibi bir ten, o beyaz boyunda ufak ufak benler, güzel bir gülümseme ve koyu renk gözler. Evet farkındayım,tuhaf bir ideal tip. Ama zevk meselesi. Bir ara topumuz onlara gitti. Benim kar beyazı oğlan tuttu topu. Bana gülümsedi ve topu attı. Arkadaşlar, ben eridim. Gönlümü bir kez daha fethetti. Tabi bir beğeni aldı başını gitti. Yazın başı dediğim gibi, okul daha yeni kapanmış. Bizim kızlara döndüm dedim "Bu benim yaz eğlencem, yaz aşkım olacak." Çocuk 1 ay gelmedi siteye. O 1 ay içinde bir iki defa geldi onda da ben yoktum. Şansa bakın siz. Biz diğerleriyle muhabbeti ilerlettik falan ama benimki yok. Neyse dedim kısmet değilmiş. Bir ara arkadaşımla yürürken gördük. Onun haricinde hiç gelmedi. Şimdiyse yeni yeni gelmeye başladı. Benim nazik ve samimi bulduğum çocuk öküzün teki çıktı! Ağzından çıkan üç sözden biri küfürle bitiyor ya da başlıyor. Odun gibi zaten biraz da patavatsız. Direk söyleyiveriyor ağzındakini. Nazik de değil. Yer vermeymiş nezaketmiş palavra. Onda öyle bir şey yok. Fındık gibi. Dışı iyi durumda içini açtın mı bomboş! Pes yani. Aşk meşk işlerini salıverdim ben. Artık hiiç umurumda değil. Olursa olur olmazsa da saplıktan kim ölmüş. Siz O Kız gibi olmayın. Şanssızlık içinde yüzmeyin. Allah düşmanımın başına vermesin vallahi!


7 Haziran 2016 Salı

Flormar Full Coverage Concealer

Çok ama çok uzun bir aradan sonra tekrar merhaba! Yaklaşık 3 ay gibi bir zaman diliminden beri yazmadığımı fark ettim ve bu açığı kapamam gerektiğini düşündüm. Bu süre içerisinde birçok ürün denedim,aşık oldum ve nefret ettim. Şimdi bütün bu ürünleri sizinle paylaşma zamanı. Ayrıca birçok dizi,anime,tavsiyeler de birikti. Lafı daha fazla uzatmak isteniyorum, 3 ay sonrasında tekrar buradayım ve sizlerle bir şeyler paylaşacağım!


Öncelikle ürünün markası Flormar. Ben Flormar markasının bir tek göz ve dudak kalemlerini kullanmıştım. Onun haricinde hayatımda hiç Flormar kullanmamıştım,özellikle de ten ürünlerini. Uzun zamandır sivilce izlerimi kapatacak bir kapatıcı arayışı içindeydim. Bir gün Flormar'a girdim ve bu kapatıcıyı gördüm. O sevinçle gidip en koyu rengi almıştım ama olsundu. Aldığım günden beri sıklıkla kullanıyorum ve çoktan dibini gördüm. Ama bereketli bir ürün,kullandıkça bitmiyor. Okula giderken göz altıma ve sivilce izlerime hafifçe sürerek yediriyorum. Ve az bir miktarı bile doğal bir görünüm veriyor. Krem formda bir ürün ve dağıtımı çok kolay. Ben parmaklarımla ısıtarak dağıtmayı daha çok seviyorum o yüzden sünger veya fırça kullanmıyorum. İlk başlarda fırça ile sürüyordum ama bunu es geçiyorum artık. Benimkini rengi 4 Medium Beige, en koyu rengi.
 
Yukarıda da gördüğünüz gibi dibini gördüm maalesef. Ama 1 aydır bu şekilde kullanmaya devam ediyorum. Her gün kullanmama rağmen bitmiyor. Ayrıca ambalajı sağlam,boyutu da tam çantaya at çık diye yapılmış. Şimdi de kapatıcılığına bakalım.


İlk göz altıyla başlayalım. Işık farkı sizi yanıltmasın çünkü gerçekten kapatıcılığı böyle. Benim çok mor göz altlarım yoktur ama iç köşelerde morluklarım biraz fazla. Ve bunu kolaylıkla kapatıp aydınlatmayı başardı.


Bu da sivilce ve sivilce izlerini kapatmak için kullanıldığında. Kızarıklığı kapatıyor ve neredeyse fondöten görevi görüyor. Bu gerçekten çok başarılı.

Fiyatına göre harika iş çıkarıyor. Ben bu ürünü 15 TL'ye almıştım. Bu fiyata bu kapatıcılık kaçmaz. Hemen en yakın Flormar mağazasına koşup stoklayın. Ben şahsen bitmesini bekliyorum. Ama gittiğim an stok yapacağım. Bu kapatıcıdan iyisini bulana kadar favorim budur! 

Flormar'ın kendi internet sitesinden 18,90'a sipariş edebilirsiniz! Bir dahaki yazımda görüşmek üzere,sevgiyle kalın!

6 Mart 2016 Pazar

Max Factor Color Collections Ruj

Herkese merhaba! Uzun bir süredir yazamadığımın farkındayım ama gerçekten bu iki hafta oldukça yoğundu. O kadar çok şey yaşadım ki,provalardan tutun derslerin yoğunlaşmasına kadar. Tabi istisnai durumlar da oldu :) Her neyse,bu hafta kendi kendime hiçbir şekilde kozmetik ürünlerine saldırmayacağım konusunda söz vermiştim ama Max Factor'un indirimli rujlarını görünce direk elim gitti. 39,90'dan 9,90'a düşen ve Max Factor gibi bir markanın ürünü olunca elinizde olmadan kendinizi kasada buluyorsunuz. Kasadaki kuyrukta cabası. Elime Sunbronze adlı ruju almıştım ancak kasada şeftali tonlarında bir renk görünce direk onu aldım. Rengin adı 21 Pearl Orange. Çok soft ve tatlı bir rengi var,çok sevdim. Dudakta duruşu da oldukça hoş. Çok sürünce daha cırtlak bir renk çıkıyor ama hafifçe uygulayınca o doğallığı elde ediyorsunuz. Siyah bir ambalajı var ve bence oldukça şık. Şimdi rujun ambalajına,rengine ve duruşuna resimler yardımıyla göz atalım :)

 Ambalajı bu.

 Rengin adı 21 Pearl Orange.

 Şeftali ve turuncu tonlarda bir renge sahip.

 Dudakta duruşu da bu şekilde. Işıktan dolayı rengi fazla yansıtamamış. Duruşu gayet doğal.



Normal fiyatı 39,90 fakat canım Watsons 9,90'a indirmiş. İndirim bitmeden ne kadar renk varsa hepsini stoklayın derim. Artık günlük makyajımdan eksik etmeyeceğim ruju buldum :) Hoşçakalıııın!


24 Şubat 2016 Çarşamba

Rituel De Beaute Ürünleri

Herkese merhabaaa! Bugün okuldan geldiğimde bir kargoyla karşılaştım ve gönderilen paketi açınca Rituel De Beaute markasının ürünleri olduğunu gördüm. Açıkçası çok sevindim çünkü içerisinden çıkan ürünler gerçekten çok işime yarayacak ürünlerdi. Okul ve yorucu provalar sonrası bu paket kaymak gibi oldu valla :)


Öncelikle Rituel De Beaute markası hakkında bilgi vermek istiyorum. Rituel De Beaute Almanya,Güney Kore ve Japonya'da üretilen ürünler barındıran bir kozmetik markası. Bütün ürünler dermatologlar tarafından test edilip,kesinlikle hayvanlar üzerinde deneyler yapmayan bir marka. Ve ürünleri de gerçekten kaliteli. Özellikle siyah noktalar için burun bantlarını duymuştum,oldukça beğenilmişti. Ve bu ürünleri de deneyip yorumlamayı düşünüyorum. Şimdi ürünlere gelelim.

Özel Günler İçin Isıtıcı Bant

Siz de özel günlerinizi ağrılı geçirenlerdenseniz bu bantlar tam size göre. Paketten bu bantların çıktığını görünce acayip mutlu oldum çünkü ağrılı geçen günler kabusum. Japonya'dan ithal olan ve dermatologlar tarafından onaylanan bu ürün tek kullanımlıktır. Bana gönderilen paketin içerisinde 2 adet bant bulunuyor.

Siyah Nokta ve Kir Temizleyici Burun Bandı

Burnumun üstünde siyah noktalar var ve bunlar beni rahatsız ediyor. Bu burun bandlarını önceden bloggerler tarafından okumuş ve olumlu bir ürün olduğunu öğrenmiştim. İşe yarıyormuş. Daha denemedim ama deneyince sizlerle paylaşacağım. Bu burun bantlarını Bim Marketlerde de bulabilirsiniz.

Topuk Çatlağı ve Nasır Gidermeye Yardımcı Stik

Özellikle kış aylarında oluşan topuk çatlakları başa bela. Annem için bu ürün çok yararlı olacak çünkü kendisi topuk çatlaklarıyla az uğraşmıyor. Sürekli vazelin sürmek yerine artık bu sticki kullanır :)

Nefes Almaya Yardımcı Burun Bandı

Ürünlerin arasında en çok buna sevindim çünkü benim burnum tıkandığı zaman kafayı yiyorum. Zaten burun açıcı spreyi kullanmayı hiç sevmem,uzun süredir bu burun bantlarından edinmeyi düşünüyor ve sürekli unutuyordum. Paketin içinden çıkınca derin bir oh çektim. Tabi bu numunelik bir ürün içerisinde 2 adet bulunuyor. Eğer memnun kalırsam almayı düşünüyorum.



Rituel De Beaute ürünleri sadece Eczane.com.tr adresinde satılıyor. Rituel De Beaute'nin ürünleri hakkında bilgi almak için buraya tıklayın. Rituel De Beaute ürünlerini online satın almak için buraya tıklayın. Ayrıca kanalımızın ilk videosu olan "Uygun Fiyatlı Makyaj Ürünleri" videosunu izlemek için buraya tıklayın. Hoşçakalın :)







20 Şubat 2016 Cumartesi

NYC Individual Eyes 946 Brown Eyes Far Paleti

Merhabaa! 2-3 gündür yazı paylaşamıyordum çünkü dersler tam gaz başladı,bir de üstüne tören işi çıkınca provalar derken iple çektiğim hafta sonu sonunda geldi. Bugün bir süredir araştırdığım NYC'nin Individual Eyes adlı paletini Watsons'a girdiğimde fark ettim ve hemen bir tane kaptım. Haftalığım hiç kalmamıştı çünkü bu doğacak kardeşim için bir miktar para ayırıp kıyafet aldım. Ve hiç de pişman değilim bazen ufak tefek fedakarlıklar yapmak lazım :) Ama canım annem sağolsun bugün bu paleti bana aldı. Genelde harçlığım dışında para istemeyi pek sevmiyorum ama mutlu olmadım değil. Lafı uzatmadan paletin tanıtımına geçiyorum.
 NYC ürünleri ile birkaç aydır tanışıyoruz yani daha yeni yeni keşfettiğim bir marka.Paletin boyutu küçük ve çantaya at denilen boyutta :) İçerisinde 4 adet simli far,bir adet aydınlatıcı,far bazı,jel eyeliner ve bir adet çift taraflı aplikatör bulunuyor. Bir taşla dört kuş vurmak gibi bir şey oldu bu paleti aldığımda. Ve jel eyelineri görünce çok mutlu oldum çünkü benim baktığım palette yoktu. Benim aldığım palet kahverengi gözlüler için,ben de ela gözlüyüm yani renkler gayet uyacaktır. Zaten normalde de sürekli olarak far süren biri değilim,sürersem de ten rengi ve kahverengi farlar tercih ediyorum. Ve genelde pigmentasyonu düşük ürünler tercih ediyorum. Aynı bu palet gibi. Bazsız hallerinin pigmentasyonu düşük. Baz ile birlikte daha da belirginleşiyorlar. NYC sağolsun paletin arkasına örnek göz makyajı da koymayı unutmamış. Ve farların nereye sürülmesi gerektiği de yazıyor. Bence makyaja yeni başlayanlar için çok ideal bir palet olmuş. Hatta bu da bana uygun fiyatlı makyaj ürünleri yazısı yazmaya itti. Ek ürünlere gelirsek,aydınlatıcı simli ve oldukça hoş. Eyeliner gayet siyah ve kalıcılığı yüksek. Far bazına gelirsek eğer yağlı bir göz kapağına sahipseniz sorun yaratabilir. Onun haricinde bir sorun yok. Bu arada farların tozutmadığını da söylemeden geçemeyeceğim. Ama dediğim gibi ben oldukça pratik ve başarılı buldum. Genç kızlar için uygun olacaktır.

Renklerine ve pigmentasyonlarına bakalım.

Bazsız hali bu şekilde. Dediğim gibi pigmentasyonları oldukça düşük.

En üstteki far bütün göz kapağına,soldaki far katlanma bölgesine,sağdaki far gözün dış kısmına ve en alttaki far da göz pınarlarına sürülüyor. Bu şekilde anlatmaları çok hoş olmuş bence.
Paletin içinin görünümü bu şekilde.

Bu da hangi farı nereye uygulamanız gerektiğini gösteren örnek. Bence çok kullanışlı olmuş.


Paletin kullanım ömrü 24 ay. Fiyatı da 12 TL. Uygun fiyatlı ve pigmentasyonu az doğal bir palet arıyorsanız önerim budur. Bu paleti ve NYC'nin bütün ürünlerini Watsons'larda bulabilirsiniz. Sevgiyle kalın..



16 Şubat 2016 Salı

Pastel Spring Blush On Allık

Merhabaa! Bugün sizlere aldığım günden beri kullandığım ve oldukça memnun kaldığım Pastel'in 12 numaralı Spring Blush On allığını anlatacağım. Almaya gittiğimde iki rengi vardı biri pembe biri de şeftali tonu yani 15 numara. Ben de zaten şeftali tonu bir allık almayı planlıyordum bu yüzden kaptığım gibi kasaya uçtum. Okulda da kullandım ve çok tatlı bir renk veriyor,kesinlikle çok hafif,belli bile olmuyor. Çok doğal duruyor. Kalıcılığına gelirsek,kalıcılık konusunda sınıfta kaldı fakat gerek rengi olsun,gerek içindeki ufak ışıltılar olsun çok tatlı bir allık. Yanaklarım normalde de kızardığı için pek allık arayışına girmezdim ama bu allık tekrardan alınacaklar listeme girdi. Şimdi artılarını ve eksilerini listeleyelim.

Artıları:

  • Verdiği renk çok hafif ve doğal duruyor.
  • İçerisinde ufak ışıltılar bulunuyor ve bunlar yanaklarınıza aydınlık katıyor.
  • Sizi rahatsız etmeyecek,pudra gibi bir kokusu var. Benim çok hoşuma gitti.
  • Boyutu küçük,çantana at çık :)


Eksileri:

  • Kalıcılığı iyi değil. Uzun süreli bir kalıcılığı yok. En büyük eksisi de bu olsa gerek.
  • Tam olarak dağılmıyor,dağıtması çok zor.

Fiyatına gelirsek,çok makul bir fiyatı var. Kendileri 10,90 TL olurlar. Ve indirimler de bu düşüyor,siz düşünün artık. Özellikle tam bir öğrenci allığı hem hafif hem de hesaplı. Ben bu ürünü seve seve öneriyorum ve yine de aşırı kalıcılık isteyenleri de uyarıyorum. Fiyatına bakmadan önce özelliklerine bakın,belki sevmeyebilirsiniz. Hoşçakalın!
 Rengini de buradan görebilirsiniz :)

15 Şubat 2016 Pazartesi

Haftanın En'leri 2!

Haftanın En Güzel Şarkısı; SISTAR - Shake It

Bu hafta sürekli olarak bu şarkıyı dinledim ve bence çook güzel. Tam dans etmelik :)


Haftanın En Güzel Kitabı; Yüzyılın Aşkları - Can Dündar 

 Tarihteki bazı aşkları anlatıyor,Atatürk'te dahil. Hiç duymadığınız bilgiler de var içinde. Okumanız gerek.

Haftanın En Güzel Draması; To The Beautiful You
 Bir atlete hayranlığı uğruna erkek kılığına girip,erkeklerin olduğu bir okulda okuyan ve hayran olduğu kişiyle aynı odaya düşen Go Jae Hee'nin yaşadıklarını kesinlikle izlemelisiniz!

Haftanın En Güzel Filmi; Eğer Yaşarsam
 Dram seviyorsanız izlemeniz gereken filmlerden biri.



Haftanın En İyi Oyuncusu; Kim Myungsoo (L)

 L'i koymasam olmazdı çünkü kendisi mükemmel bir oyuncu. Hem yakışıklı hem de başarılı maşallah :)

Haftanın En Güzel Programı; We Got Married

 İdollerin evli olduğu bu programı izlerken çok eğleneceğinizi düşünüyorum.

Haftanın En Başarılı Grubu; INFINITE

 Gerek şarkıları olsun,gerek dansları olsun,bana göre Infinite mükemmel bir grup. Tarzlarını çok seviyorum. Ayrıca hepsi doğal ve yetenekli. Vokalleri de müthiş.



13 Şubat 2016 Cumartesi

Sevgililer Günü Mü? Saplık Günü Mü?



Herkese selaaam! Bildiğiniz üzere bugün sevgililer günü ve eminim ki saplar olarak bu günden topluca nefret ediyoruz :) Ama şimdi hakkını da yememek lazım,bütün indirimler bize yarıyor. Bugün bambaşka bir yazı yayınlayacağım. Saplığın ne kadar güzel bir duygu olduğunu anlatacağım. Umarım keyifle okursunuz :)

Bazen yalnız kalmak güzeldir.
Bazen insan yalnız kalmak ister. İnsanlardan uzaklaşmayı,sakin kafayla oturmayı,düşünmeyi. Ya da artık sıkıntıları düşünmemek,takmamak ister ve kafasını boşaltır. Lakin bir sevgiliniz varsa ister istemez küçük tartışmalar olacaktır ve bu da bütün sinir sistemini çökeltir. Oysa sevgiliniz yok,kavgalar yok,kıskançlıklar yok,ne kadar güzel bir hayat.

Alıcı değil,bakıcı gözüyle bakmak.
İstediğiniz çocuğu,hiç umut etmeden ve bir beklenti içinde olmadan kesebilirsiniz. Sonuçta alıcı değil bakıcıyız :)


Bağımsızlık rüzgarları eserken dalgalanan sap misali.
Özetlemek gerekirse "O eteğin yarısı nerede?","O şortla dışarı çıkabileceğini mi sanıyorsun?","Kız kıza ne işiniz var orada,hayır gidemezsin." gibi öküzvari ve aşırı korumacı sözler yok. Onu giy,bunu giy,kim karışır?


Vıcık vıcık hallere hayır!
Aşk böcekleri gibi ortada dolanmak,"Aşkım,kuşum,birtanem." gibi yapışkan bir şekilde hitap etmek,tek bir vücut gibi gezmek bence hiç de kıskanılacak bir durum değil.
 
Bekarlık sultanlıktır.
Son madde kesinlikle bu olmalı. Bekarlık sultanlıktır. Bekarlık her şeydir :) Ayrıca şunu da unutmamak lazım önümüze daha neleeer çıkacak. Neden 1-2 ay kalacak birini hayatımıza alalım ki? Hem sevgililer gününde hediye alma zorunluluğu yok,ayrılık sonrası depresyon yok ve kendi açımdan söylüyorum daha erken. Liseye daha yeni başladım ve ilk yıldan sevgili yapmak saçma olur. Gerçekten beni sevecek biri çıkacak,şimdi olmayabilir ama sonra elbette çıkacak. Bu nedenle saplığı seviyorum. Seveceğim dee :)

Watsons+Migros İndirimi!

Herkese merhabaa! Bütün bir hafta boyunca haftalığımı idareli kullanmaya çalışarak bir miktar para ayırdım. Çünkü sevgililer günü indirimleri olacak ve iki üç parça bir şey alamazsam çıldıracaktım. Tabi yine de yüklü bir miktar değildi,gayet makul bir miktar ayırabildim fakat idareli kullanmayı başardım. Öncelikle Watsons'a girdim. Ve Pastel'den şeftali tonlarında çok tatlı bir allık,Rimmel London'dan da bir maskara aldım. Watsons Card'a özel %40 indirim vardı ve ikisi de çok uyguna geldi. Sonra Migros'ta yüz bakım ürünleri indirimini gördüm ve oraya koştum. Tonik veya makyaj temizleme suyuna ihtiyacım olmadığı için çıkmaya yeltendim fakat Neutrogena'nın yüz nemlendiricilerini görünce stop dedim. Hemen bir tane attım sepete :) Bu üç ürünü de kullandıktan sonra ileriki zamanlarda yazısını yazmayı planlıyorum. Gelelim ürünlerin açıklamasına.


Pastel - Spring Blush-On Allık
İçerisinde ufak ufak simler barındırıyor ve hafif bir şeftali rengi veriyor. Numarası 15. Açık tenlilerde daha belirgin durur. Çok hoş bir kokusu var ve ambalajı da çok tatlı. Gerçek fiyatı 11 TL civarında,indirimle 7-8 TL'ye geliyor.




Rimmel London - Salatalık Özlü Wonder'full Wake Me Up Maskara
Wake Me Up serisinin yeni maskarası salatalık özlü ve çok güzel bir kokusu var. Kirpikleri nemlendiriyor ve besliyor. Takma kirpik etkisi veya kıvrık kirpikler vaad etmiyor,günlük kullanıma uygun çok doğal bir maskara. Gerçek fiyatı 20 TL,indirimle 12 TL'ye geliyor.




Neutrogena - Pembe Greyfurt Yağsız Yüz Nemlendiricisi 
Yağlı bir cilde sahip olduğum için yağsız yüz nemlendiricileri tercih etmek durumundayım. Neutrogena'nın Pembe Greyfurt Sivilce Karşıtı Yüz Jeli'ni kullanıyordum ve şimdi de nemlendiricisini edindim. Kokusu ilk başta ağır gelse de sonrasında yerini hafif bir greyfurt kokusuna bırakıyor. Gerçek fiyatı 13 TL,indirimle 7 TL'ye geliyor.



Hepsi toplamda 44 TL tutması gerekirken indirim sağolsun 27 TL gibi makul bir fiyata geldi. Yarın indirimin son günü bu yüzden kesinlikle kaçırmamalısınız! Hemen en yakın Watsons'a ve Migros'a uğrayın,alışverişinizi yapın,uygun fiyatlı ürünleri kapın. Ürünleri kullandıktan sonra hepsinin teker teker yazılarını yazıp sizlerle paylaşacağım. Sevgililer günü ile ilgili bir saplık yazısı daha paylaşacağım,malumunuz sap geldik,sap gidiyoruz. Hoşçakalın! 

11 Şubat 2016 Perşembe

Essence Pure Skin Sivilce Karşıtı Pudralı Tonik

Herkeseee merhabaa! Bugün sizlere cilt bakımımdan ayırmadığım bu cici toniği tanıtacağım. Bildiğiniz üzere Essence Pure Skin serisi ile sivilcelere ve siyah noktalara bir savaş açmış durumda. Tonik haricinde siyah nokta bandı,BB krem,sivilce kurutucu ve daha sayabileceğimiz türlü bakım ürünü çıkardı. Diğer ürünlerin işe yarama seviyesini bilemem fakat bu tonik oldukça başarılı çıktı ve benden geçer not aldı. Siyah noktalar için bir şey diyemeyeceğim fakat sivilceleri gözle görülür şekilde azalttığı doğrudur. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 vakit kullanıyorsunuz. Sabah kalktığınızda yüzünüzü yıkadıktan hemen sonra ve akşam yatmadan makyajınızı temizledikten sonra kullanabilirsiniz. Pudralı olması nedeniyle de sivilcelerden daha hızlı kurtuluyorsunuz. Tabi söylemek isterim,bu tarz ürünler kesinlikle kalıcı çözüm değildir. Ürünü pamuğa dökerek uygulayabilirsiniz. Sivilceler haricinde makyaj artıklarını da temizlemeye yardımcı. Vaatlerine bakalım.


  • Sivilce ve siyah noktaları azaltır,yeni kusurların oluşmasını engeller ve cildi görünür bir şekilde arındırır.
  • Gözeneklerin açılmasına yardımcı olur.
  • Pürüzsüz ve kusursuz bir cilt vaadeder.
  • Dermatologlar tarafından onaylanmıştır.
  • Söylemeden geçemeyeceğim,kokusu keskin. Beni rahatsız etmedi fakat sizi rahatsız edebilir. O yüzden almadan önce ürünün kokusuna bakın. Pudralı olmasından dolayı kokusu farklı.


Fiyatı da 7 TL kadar olmalı. Bence ürüne bir şans vermelisiniz. Benim cilt bakımımın bir parçası olmaya devam edecek gibi görünüyor. Hoşçakalın!!

8 Şubat 2016 Pazartesi

Welcome To Hell!



Herkese merhaba! Biliyorsunuz bugün okullar açıldı ve erken kalkmak zorunda kaldık. Biliyorum,hepimiz uykulu uykulu derslere girdik. Sıkıntıdan patladık. Havasız bir sınıf,yarım akıllı arkadaşlar,gıcık öğretmenlerin yanı sıra bir de tatlış best friendlerimizin olduğu tayfamız var tabi ki :) Onlarda olmasa okul çekilir mi hiç? "Cehenneme Hoşgeldiniz" adlı bir tabela bekledim okul kapısında ama göremedim. Bir de o güneşin altında vıdı vıdı müdürlerin,mıy mıy konuşmalarını dinlemek. Özetlemek istersek "15 gün boyunca kıçınızı devirip yattınız,2.dönem çok çalışıp faydalı işler yapın. Öğrencilik demek kölelik demek. Okulu eğlence olarak görmeyin okul aslında bir eziyettir." Asıl söylemek istedikleri bunlar bence. Fakat onlar süslü cümlelerle bu düşünceleri örtbas ediyorlar. Ama bizden kaçmaz! Değişen ders programı,gelen yeni hocalar. Tek tesellim bir müzik hocasının gelmesi oldu. Ne güzel bir haber. En azından 10 Kasım,18 Mart zamanları törende soloları Edebiyatçılar çalıştırmayacak. Gerçekten müzikten anlayan,en azından bilgili insanlar olacak. Yaşasın! Umarım okul gününüz güzel geçmiştir. Nakil isteyenler olmuştur,onların için yeni bir okula alışmak,2.dönemde özellikle çok zor olmuştur. Bir an evvel arkadaş edinmeniz dileğiyle. Artık eskisi gibi blog yazısı paylaşamayacak olmamın acısı var bende. Vlogger işine el atalım dedik hala video yok ortada. Dediğim gibi geç kaldık. Ama olsun bir ara telafi ederiz. Yeni bir döneme ve tekrardan cehenneme hoşgeldiniz. Valla geldik doğrudur fakat hoş mu bilemeyeceğim. Güçlü kalın arkadaşlar!

5 Şubat 2016 Cuma

Sivilceli Ciltler İçin Tavsiyeler!


Herkese merhaba! Faydalı olacağını düşündüğüm ve benim de uygulayıp sonuç aldığım bir yazı paylaşacağım bugün. Hepimiz ya da birçoğumuz sivilce problemleri yaşıyor. Bu sık sık olmasa da yediğimiz abur-cuburlardan veyahut stres,ergenlik sivilcesi gibi nedenlerden ortaya çıkıyor. Eğer bundan rahatsızlık duyuyor iseniz bu yazıyı okumanızda fayda var. Ben de sivilce problemi yaşıyorum,tabi abartmayayım ne sivilce problemleri var benimkinin yanında. Fakat ben yine de rahatsızlık duyuyorum işte. Sivilcelerim şu anda gözle görülür şekilde azaldı. Bunun nasıl olduğunu anlatacağım sizlere. Sivilcelerden kökten kurtulamıyorsunuz ama onları geçici bir süreliğine azaltabilirsiniz.
  1. Bir pamuğa bir miktar limon damlatın. Ve bunu her gün yüzünüze sürün. Merak etmeyin herhangi bir zarar vermez yüzünüze. Yüzünüzü yakması doğaldır sonuçta limon yani. Çok hassas bir cildiniz varsa kullanmanızı önermem ama. Bunu akşamları uygulayın ve bu şekilde yatın. Sabah kalktığınızda yüzünüzü bol suyla yıkayın.
  2. Yüzünüze her gün bebek pudrası sürün. Bu çok etkili bir yöntem değil ama sivilcelerinizi kurutmaya yardımcı oluyor ve yüzünüz yumuşacık oluyor.
  3. Sivilcelerinizin olduğu yere diş macunu sürün. Bunu yeni keşfettim ve deneme imkanı buldum. Sivilceleriniz gözle görülür bir biçimde azalıyor. Diş macununu kesinlikle bütün yüzünüze sürmemelisiniz! Sadece sivilcenizin olduğu yere çok azıcık uygulayın. Akşamları uygulayın ve sabah kalkınca yüzünüzü bol suyla yıkayın. Hassas ve kuru bir cilde sahipseniz bunu kesinlikle uygulamayın!
  4. Doğal yöntemlerin yanı sıra ben Neutrogena'nın Sivilce Karşıtı Jeli'ni,Garnier'ın 3'ü Bir Arada ve Essence Sivilce Karşıtı Pudralı Tonik'ini kullandım. Aralarında en memnun kaldığım Essence oldu. İçinde pudra olduğu için sivilcelerinizi azaltmak daha kolay oluyor. Ve tek işe yarayanı buydu aralarından. 14 TL,fiyatı da gayet uygun.
Bunların yanı sıra sivilcelerinizin çoğalmaması için dikkat etmeniz gerekenler vardır.
  1. Abur cubur,Fast Food,çekirdek gibi yağlı ve zararlı ürünleri yemekten kaçınmalıyız.
  2. Makyajımızı,özellikle yüz makyajımızı her akşam yatmadan önce düzenli olarak temizlemeliyiz. Ve unutmayın su,makyajı tamamen yüzünüzden arındırmaz.
  3. Yüzünüzü nemlendirmeyi unutmayın!
  4. Stresten kaçının. Stres bütün hastalıkların anası olduğu gibi sivilcelere de zemin hazırlar.
  5. Sivilcenizi sıkmayın ve koparmayın. Bu,sivilce izi kalmasını ve sivilcelerin çoğalmasını sağlar. Kendi haline bırakın.
  6. Sivilce kremleri kullanmadan önce bir dermatologa danışın.
Ergenliğimin başladığı andan itibaren sivilce problemi yaşadığım için bunlar kendi denediğim ve başarılı olduğum yöntemler. Şu an yüzümün eski halinden eser yok. Çok problemli bir cildiniz yoksa bu yöntemler işe yarayacaktır. Sevgiyle kalın!

4 Şubat 2016 Perşembe

Pure Beauty CC Cream

Size bayılarak kullandığım ve oldukça memnun olduğum bir üründen bahsedeceğim bugün. Bu CC krem hakkında iyi şeyler duyuyordum ve denemeyi çok istiyorum. En sonunda bir Watsons mağazasından satın aldım. Ve tek kelimeyle b-a-y-ı-l-d-ı-m! Çok hafif bir ürün ve kesinlikle yağlı bir his bırakmıyor yüzünüzde. Uygulaması oldukça kolay. Fırça veya makyaj süngeri kullanmadan direk elinizle yüzünüze yedirebilirsiniz. Özelliklerine bakalım.

  • İki rengi var, Ivory ve Natural. Açık tenliler Ivory rengini tercih ederken,biraz daha koyu tenli olanlar Natural rengini tercih edebilirler.
  • Paraben,Lanolin ve Alkol içermez.
  • 40 ml'lik bir ürün. Ben yaklaşık 3-4 aydır kullanıyorum. Uzun süre giden bir ürün.
  • Ürünü ilk uyguladığınızda rengi biraz açık gelebilir fakat telaşlanmaya gerek yok,çünkü ürün  yapısı gereği birkaç dakika içinde yüzünüzün rengini alıyor. Bu da büyük bir avantaj.
  • Yüzünüzdeki birtakım kızarıklıkları kapatmada başarılı. Orta derecede bir kapatıcılığa sahip. Bana kalırsa fondöten görevi görmüyor. Daha doğal bir ürün.
  • Cilt rengini düzenliyor,nemlendiriyor ve dediğim gibi kapatıcılık sağlıyor.
  • Hoş ve fresh bir kokusu var. Kesinlikle rahatsız edici değil. Çok hafif bir koku.
  • İçinde küçük küçük simler var ve güneş vurduğunda yüzünüz simli duruyor. Tek eksisi bu olsa gerek.
  • SPF30 koruma faktörlü. Sizi güneşin zararlı ışınlarından koruyor.
  • Ve son olarak yüzünüzün rengini gözle görülür bir şekilde eşitliyor ve yüzünüzdeki lekeleri azaltıyor. İyileştirici bir özelliği var.
Şimdi ürünün ambalajına ve kapatıcılığına bakalım:




Fiyatına gelirsek ben 29,90 gibi bir fiyata almıştım ama bu geçen yarı fiyatına düşmüştü ve içim acıdı. Kesinlikle önerdiğim bir ürün,bir şans verin. Hoşçakalın..

2 Şubat 2016 Salı

Aksiyon Severler İçin; City Hunter

Geçen sefer komedi dizisi paylaşmıştım,fakat bugün bol aksiyonlu bir dizi paylaşacağım. Nefeslerinizi tutarak izleyeceğiniz ve her dakikasında zevk alacağınız bir dizi. Dizinin adı City Hunter. Konusuna gelirsek;

 Lee Yoon Sung (Lee Min Ho) henüz bir aylıkken ölen babasının en yakın arkadaşı tarafından kaçırılır ve babasıyla birlikte ölen 20 askerin intikamını almak için eğitilir.. 17 yaşındayken tüm bunları öğrenir ve bambaşka bir insan olmak üzere kendini geliştirir. Yıllar sonra mükemmel kariyeriyle ile Seul’e dönen Yoon Sung uzman olarak Choong Wa Dae’de çalışmaya başlar fakat asıl görevi çeşitli yasadışı suçlara da bulaşmış olan 5 kişiden babasının ve Nampo Limanı’nda ölen askerlerin intikamını almaktır. 

Başrollerini Lee Min Ho ve Park Min Young paylaşıyor. İkilinin enerjisi o kadar sıcak,oyunculukları o kadar başarılı ki bunu siz de fark edeceksiniz. Lee Min Ho'yu bilmeyeniniz yoktur sanırım. Boys Over Flowers dizisinin Gu Jun Pyo'sundan bahsediyorum. Bu sefer daha farklı bir rolde. O bir şehir avcısı. Dövüş sahnelerini çok beğendim ve bana kesinlikle yapmacık gelmedi. Kız da o kadar tatlıydı ki onun sahnelerini izlemeye doyamadım. Özellikle ikilinin sahneleri ayrı bir güzeldi. Savcıyı da çok beğendim. Gel gelelim çocuğun babasını hiç ama hiç sevmedim. Elimde olsa bilgisayarın içine girer,o adamı bir güzel pataklardım. Diziyi izlerken,Kore'nin iç meselelerine hayret edeceksiniz. 

Dizi bir yana,OST'ler şahaneydi. OST'leri dinlemek için tık tık.

Şimdi giflere ve repliklere geçelim.




















 Bu sahnede gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.

 KARA grubundan Goo Hara da var dizide! Ve o kadar komik bir karakter ki gülmeden edemeyeceksiniz. Tam bir çatlak :)
 Ne kadar görev gereği olsa da gıcık olmadan geçemiyor insan.

 Uçan Minho görmek ister misin yakışıklı :)



Yalandan kim ölmüş temalı :)