SLIDE1

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Bahtsızlık Diz Boyu!

Herkese merhaba! En son yazdığım yazının 2 ay önce olduğunu görmek ne yazık ki beni şaşırtmadı çünkü gerçekten hiç vakit bulamıyorum. Bir yanım yazmak için tutuşurken diğer yanım boşver zamanı gelince diyordu. Bu işin bir zamanı yok, seviyorsan kimse okumasa bile yazıyorsun. Doğrusu da bu zaten. Bu yüzden aklımda çok güzel fikirler var. Birikmiş yazılarım var,kafamda kurduklarım. Bugün biraz daha öznel bir yazı olacak. Kendi hayatımdan kesitler ve benim nasıl biri olduğum hakkında. Bu yazıyı uzun zamandır yazmak istiyordum ama bir türlü zaman bulamıyordum. Zihnimin derinliklerinde dönen düşüncelerimi,yaşadıklarımı ve gözlemlediklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Siz kim olduğumu bilmeden, beni yargılamadan ben kendi düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Umarım bu konuda bana yardımcı olursunuz. Bugün yazımın konusu hayatımdaki şanssızlıklar ve hayal kırıklıkları. Ve biraz da tuhaf olan aşk hayatım. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki yaşıtlarım arasında en şanssız ve tuhaf aşklar bana denk geliyor. En azından ben böyle düşünüyorum. Çünkü karşıma istediğim biri çıkıyor, ben gerçekten mutlu oluyorum "Oley be buldum sonunda." diye düşünüyorum, aslında yanılıyorum. Nedense ben o çocuktan hoşlanmaya başladığım anda çocuk u dönüşü yaparak en nefret ettiğim insan tipine dönüşüyor. Bir dakika, benim davranışlarını beğendiğim bu çocuğa ne oldu? İçine bir şey mi girdi? "Çok nazik ve çok samimi. Ayrıca böyle olduğu kadar terbiyeli de. Tam aradığım erkek." cümlesindeki o tam aradığım erkek birden öküzün tekine dönüşüyor. Nazikliği geçtim içinden tabiri caizse küfürbaz haydo çıkıyor. Yahu,ne oluyoruz? Bu ilk şanssızlığım. İkincisi hepinize sigara yaktıracak cinsten. Mesela çocuk ben hoşlanmadan önce kimseyi sevmiyor ya da çıktığı yok. Oh oh meydan boş. Meydanı boş buldum bırakır mıyım, tabiki hayır. Lakin maalesef ben o meydana adımımı attığım andan itibaren meydan kalabalıklaşıyor. Direk söylemek gerekirse o kişi ya sevgili yapıyor ya da sevdiği bir kız oluyor. Daha ne kadar yıkılabilirsin O Kız? Kimi sevsen hanzo çıkıyor onu geçtim çocuktan hoşlanmaya başlıyorsun kısmeti açılıyor. Ben niye yaşıyorum ki? Çok yakın bir zamanda böyle bir olay yaşadım. Sanırım hala yaşıyorum. Şöyle ki ben ve arkadaşlarım yazın başında voleybol oynamaya çıktık. Sahamız,topumuz ve adamımız var çok şükür,vakit geçiyor. Birkaç çocuk gelmiş siteye,futbol oynamaya. Bizimle yaşıtlar da var bizden büyükler de. Hoç çocuklar var içlerinde özellikle bizimle yaşıt olanlarda. Benim dikkatimi sadece bir tanesi çekmişti. Çünkü tam benim tipim. Bembeyaz süt gibi bir ten, o beyaz boyunda ufak ufak benler, güzel bir gülümseme ve koyu renk gözler. Evet farkındayım,tuhaf bir ideal tip. Ama zevk meselesi. Bir ara topumuz onlara gitti. Benim kar beyazı oğlan tuttu topu. Bana gülümsedi ve topu attı. Arkadaşlar, ben eridim. Gönlümü bir kez daha fethetti. Tabi bir beğeni aldı başını gitti. Yazın başı dediğim gibi, okul daha yeni kapanmış. Bizim kızlara döndüm dedim "Bu benim yaz eğlencem, yaz aşkım olacak." Çocuk 1 ay gelmedi siteye. O 1 ay içinde bir iki defa geldi onda da ben yoktum. Şansa bakın siz. Biz diğerleriyle muhabbeti ilerlettik falan ama benimki yok. Neyse dedim kısmet değilmiş. Bir ara arkadaşımla yürürken gördük. Onun haricinde hiç gelmedi. Şimdiyse yeni yeni gelmeye başladı. Benim nazik ve samimi bulduğum çocuk öküzün teki çıktı! Ağzından çıkan üç sözden biri küfürle bitiyor ya da başlıyor. Odun gibi zaten biraz da patavatsız. Direk söyleyiveriyor ağzındakini. Nazik de değil. Yer vermeymiş nezaketmiş palavra. Onda öyle bir şey yok. Fındık gibi. Dışı iyi durumda içini açtın mı bomboş! Pes yani. Aşk meşk işlerini salıverdim ben. Artık hiiç umurumda değil. Olursa olur olmazsa da saplıktan kim ölmüş. Siz O Kız gibi olmayın. Şanssızlık içinde yüzmeyin. Allah düşmanımın başına vermesin vallahi!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder